Önyargı

İki gün önce sosyal medyada bir video izledim. Kapasitesi  150  kişi olan bir sinema salonuna  148 dazlak, her yeri  dövmeli, uzun saçlı, deri ceketli, iri kıyım adamı oturtmuşlar, tam ortada iki adet koltuğu boş  bırakmışlar. Gişeden sadece çift gelen bayanlara ve eşlere  iki boş yer için bilet veriliyor. Salonun kapısından içeri giren her çift bu grup karşısında önce irkiliyor, kendilerine yönelen sert bakışlar eşliğinde tereddüt ve korkuyla yerlerine oturmadan salondan çıkıp gidiyor.

Cesaretli ya da böyle adamların arasında kalmanın endişesini taşımayan  üç veya dört çift, oturanların uzun bacaklarını zar zor geçip, yerlerine oturuyor. Oturmalarıyla birlikte güçlü bir spot onları aydınlatıyor, yanlarındaki iki dazlak birer içki açarak  alkışlar arasında onlara ikram ediyor.

Bu durumda ben ne yapardım bilmiyorum. Gerçi motosiklet düşkünü olup da bu tarz giyinen, saçlarını kazıtıp veya saçlarını bellerine kadar uzatıp her yerine dövme yaptıran çok tanıdığım, samimi arkadaşlarım var. Pırlanta gibi insanlar. Canımı, namusumu, malımı düşünmeden emanet ederim. Fakat ABD’de bir sinema salonunda böyle bir grup ne kadar güvenilirdir bilemem.

Fark ettiyseniz ABD’deki marjinal giyimlilere önyargılı yaklaşıyorum. Oysa yazının gidişinden anladığınız gibi önyargıyı yeren bir yazı yazıyorum. Ne zor şey önyargılarımızı yıkmak. Albert Einstein şunu söylemiş ‘Önyargıları yok etmek, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.’

Şu sıralar bazı köpek ırklarının üretilmesini,  yetiştirilmesini , beslenmesini, alınmasını, tamamen yasaklamak ve mevcut olanları toplayıp belki de itlaf etmek amacı güden bir yasa tasarısı gündemde. Bu ırklar pitbul, dogo argentina, bul terier  vs. Bu haksız girişimler, tamamen önyargıdan kaynaklanan, bu ırkları tanımayan zihinlerin vesvesesiyle ortaya atılan korkuların ürünüdür.

Halbuki tehlikeli, saldırgan, kavgacı  köpek ırkı yoktur. Saldırgan, hasta ruhlu, toplum için tehlikeli, vicdansız köpek sahipleri vardır. Bu kişiler, köpekleri saldırgan yapmak için onlara eziyet ederek, başkalarına zarar vermek amacıyla  güçlü beden yapıları nedeniyle bu ırkları sahiplenir. Bazen de, bu ırkları para için dövüştürerek evrensel bir insanlık suçunu işlerler.

Aslında bu önyargılar doğrultusunda hazırlanmış olan, yürürlükteki  ‘ 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’ yukarıda belirtilen ırkları yasaklıyor. Yaşam haklarını kısıtlayarak üremelerine, beslenmelerine, alınıp satılmasına, hediye edilmesine yasak getiriyor. Bu doğrultuda, kanun baz alınarak bu ırkların toplanması, barınaklara tıkılması hatta itlafı konuşuldu. Birkaç uygulama bile yapıldı. Lakin temeli mantıksız olan bu uygulamalar işe yaramadı. Çünkü bu zavallı hayvanların çoğu, mazbut ve sevecen sahiplerin elinde son derece evcil ve iyi huylular. Hastalıklı ruha sahip birkaç kişinin  elinden alınan, işkence gördükleri için saldırgan eğilimli bu köpekleri alıp ne yapılacağı da bilinmiyordu.

Önyargıyla hareket eden, uzman görüşlerini değil de, birkaç magazin haberini ve münferit saldırıyı dikkate alarak karar veren yetkililere şu soruları soruyorum. Bu köpekleri toplayıp nereye koyacaksınız? İşkenceyle psikolojisi bozulmuş  köpeklerin rehabilitasyonu için bir çalışmanız ve hazırlığınız var mı?  Sakin yapılı köpeklerden izole edebileceğiniz barınaklarınız var mı? Bu zavallıları ömürlerinin sonuna kadar nasıl besleyeceğinizi planladınız mı?

Tehlikeli diyerek fişlenen, takibini ve doktorluğunu yaptığım onlarca bu ırklardan hastam var. Hepsi munis, sakin ve son derece güvenilir köpekler. Saldırgan eğilimli işkence görmüş, dövüş için ruh sağlıkları bozulmuş  köpeklerin sahipleri bu konudaki tutumumuzu bildikleri için kliniğimize gelmezler. Zaten  bu hasta ruhlu insanlar köpeklerini veteriner hekimlere götürmezler. Yaralandıklarında  ya kendileri cahil cesaretleriyle tedaviye kalkarlar ya da ölüme terk ederler.

Yapılması gereken bu köpeklerin sahiplerine yasalarla engel olmaktır. Saldırgan eğilimli köpeği olan ya da bir çocuğa, bir yetişkine veya bir başka köpeğe saldıran köpek sahibini ‘adam öldürmeye tam teşebbüs’ suçuyla hakimlerin önüne çıkaracak yasal düzenlemeyi yapmak gerekir. O zaman bu köpeklerin diğer ırklardan huy olarak farklı olmadıkları anlaşaılır.

Bütün köpek ırkları dünyaya geldiklerinde bir bebek kadar masum ve sevgi doludur. Saldırgan olmaları, şımarık olmaları, söz dinlememeleri  tamamen sahiplerinin niyeti veya kabiliyetleriyle ilgilidir. Bu ırklarla ilgili önyargılardan kurtulmalıyız. Bu konudaki yasaları düzenlerken konuya hakim olan veteriner hekimleri çok dikkatli dinlemeliyiz.

Sevgi ve saygılarımla.

09.06.2012 Posta Eskişehir