Hangisiyle Başlamalı

Cam fanus alıp içine de bir beta balığı koyun, başladınız gitti.

Bende böyle başladım, Necip Ağabey’imle akvaryum istedik. Bugünkü imkanlar olmadığı için babam bu isteği pek olası bulmadı. Fakat bize de kıyamadı, bakkalların o günlerde içine pirinç, şeker, akide şekeri doldurup sattıkları, tutkalla ortasından birleşen plastik fanuslardan getirdi. İçine aslan yeleli erkek betayı bıraktık, dünyalar bizim oldu.

Üç yaşından sonra çocuklar hayvanları algılayıp iletişim kurabiliyorlar. Çocuklar kediyle sekiz, köpekle on yaşından sonra  iletişim ve dengeyi daha iyi kuruyorlar. Ama bu yaşlara kadar  beklemenize hiç gerek yok, akvaryumla bebekken bile, görsel iletişim sağlanıyor. Kalabalık nüfuslu akvaryum kayıpların da fark edilerek, küçük kalplerde ölüm fikrinin zamanı gelene kadar hissedilmesinin önüne geçer. Yeri gelmişken, su kaplumbağası ve tavşan almamanızı önemle tavsiye ediyorum. Çünkü çok çabuk hastalanıp, tedaviye cevap vermeden ölüp, üzüntüye ve hayal kırıklığına sebep oluyor.

Geçen Pazartesi, Keskin’de iki kangal yavrusuna aşı başlayıp yaşam alanlarının uygunluğunu kontrol etmek için bir çiftlik evine gittim. Güzel bir bahçe düzeni ve çeşitli türlerde hayvanlarla karşılaştım. Hindiler, tavuklar, sülünler, köpekler, koyunlar büyük bir alanda yaşıyorlar. Ayrıca çeşitli meyve ağaçları, sebze bahçesi ve türlü çiçeklerle bezenmiş çiçek bahçesi vardı. Bahçenin sahibi Ömer Bey ‘Naci Bey, burayı çocuklarım doğayla, hayvanlarla iç içe büyüsünler diye yaptım.’ dedi.

İmrenmemek elde değil, Ömer Bey’in çocukları  toprağı, ağacı, kediyi, köpeği elleyerek tanıma fırsatına sahip. Doğa ve hayvan sevgisiyle yetişmiş çocuk  ayrıcalıklıdır, çünkü  onları yaşıtlarından ayıran yüce duygularla yetişirler.

Aslında bütün çocuklar harika, soruları çözüyorlar; yüzmeye gidiyorlar, İngilizceleri iyi,  atletten daha hızlı özel derse gidip geliyorlar, gitar, bale, piyano dersleri alıyorlar.  İyi dizayn edilmiş makine gibiler. Dünyalarının sınırı ve rakipleri hep aynı, savaşları ve hedefleri ortak. Hepimiz bu düzende bir şeylerin eksik olduğunu biliyor ve çaresizce bu çarkın dişlisi olmaya devam ediyoruz.

İki haftadır bu konuyu dile getirmeye çalışıyorum. Sizin çocuğunuz bu çarkın içinde bir kırık dişli olsun. Dert edip  zora sokmayın kendinizi, alıverin bir akvaryum başlayın. Arkası gelir, bir muhabbet kuşu alırsınız, annesine ‘bu fare değil hamster’ der bir hemster alırsınız. Sonra kediye terfi eder,  ondan da  şartlarınız uyarsa köpeğe geçersiniz veya hepsi birden.

Geçen hafta önünüze çıkacak engelleri yazmıştım. Çözümlerini de kısaca anlatayım.

‘Köpek giren eve melek girmez’ bir  hadistir derler. Araştırdım, sahih kaynak bulamadım. Siz de araştırın, gerçeği kendiniz bulun,  bu yöntemle başka yanlış bildiğiniz konuları da ayıklarsınız.  Allah’ın  kurdu asil sayıp köpeği lanetleyeceğini aklınız kesiyor mu?  Domuz inekten daha pis değil, ama inancımıza göre etini tüketmiyoruz. Bende yemiyorum domuz eti, ama domuzdan nefret de etmiyorum. Akıl doğru çalışırsa herkesi aynı yere götürür.

Sağlık açısından endişelenmeniz son derece doğal. Yanlış bilgiler  uzman görüşüymüş gibi sunuluyor. Yirmi beş yıldır bu mesleğin içindeyim. Kırsal alanlar dışında   evcil hayvan besleyenler ve veteriner hekimler dışında hayvanlardan hasta olan, bu hastalıktan ölen birini duymadım, görmedim. Zaten  yakalanılabilecek hastalıklara karşı çok titiz bir mücadele içindeyiz. Evcil sahipleri bile kendileri için , üç ay ya da  altı aylık periyotlarda doktorlarına gitmiyorlar.  Paraziter  mücadele  en önemli konudur, onu da titizlikle yapıyoruz.

Siz ya da çocuğunuz  hayvanlardan korkuyorsa  yavru bir kedi  veya köpek bunun en güzel çözümüdür. Siz çözemezseniz  gelin bana, garantili çözüm öneriyorum. Eğer eve evcil hayvan alma konusunda, aile büyüklerinden olumsuz baskı görüyorsanız, çocuğunuzla ilgili kararları alma noktasında  yetiştirme zaafınız var demektir. Bu konu evcil edinme kararının önündedir. Ama biliniz ki bu sevimli yaratıklar, en katı dedeyi-nineyi bile yumuşatıyorlar.

Eğer  toplum baskısını veya tatilde evcilinizi bırakacağınız yeri düşünüyorsanız, tatil için pansiyonları veya pet alan otel seçeneklerini tercih ederek sorunu çözersiniz. Komşunuz size kem gözle bakıyor diye ya da  yasal bazı yasaklardan bahsederek evcilinizden şikayetçi oluyorsa hiç merak etmeyin yasalar sizden yana. Sadece özgürlüğünüzü korumayı ve seçim yapma hakkınızı başkasına devretmemeyi bilmeniz kafi.

Hoş ve esen kalın. Saygılarımla.

05.05.2012 Posta Eskişehir